Kayıtlar

Çağımızın Kanayan Yarası: Kültür Emperyalizmi

Bu sabah uyandığınızda yaptığınız ilk iş ne oldu? Apple marka telefonunuzdan Instagram üzerinden gelen "DM" kutunuzu mu kontrol ettiniz? Yoksa işe giderken ayılmak için bir Starbucks kahvesi mi içtiniz? Yoksa dünden kalan, yemek hazırlamaya üşendiğiniz için sipariş ettiğiniz yarım Burger King'inizi mi ağzınıza tıkıştırdınız? Eğer cevabınız bu veya bu tarzda eylemlerdense bazı güçlerin istediği hayatı yaşıyorsunuz demektir.  Yazıya devam etmeden önce kültür emperyalizmini biraz açıklayayım isterseniz. Basitçe kültür emperyalizmi, bir ülkenin kendi kültürel değerlerini ve ideolojisini başka bir ülkenin halkına (zorla veya propagandayla) benimsetmesidir. Önceleri bu sömürüler savaşlar dolayısıyla ortaya çıkarken, modern çağda (Özellikle 1940'lı yıllardan sonra) bu sömürüler kibrit bile yakılmadan daha efektif bir şekilde yapılabiliyor. Artık günümüzde öyle bir hâl aldı ki, kültürel etkileşimler savaş doğurmaya başlar oldu. Bugün bile bu tarz vakaların sayısız örneğini gö...

Eleştirel Düşünme Biçimlerine Göre Truman Show

Biçimciliğe Göre Truman Show   Truman Show, yarı bilim kurgu yarı komedi olarak kategorilebileceğimiz bir filmdir. Truman Show, ele aldığı veya eleştirdiği içeriği/bakış açısını olayların tam olarak ortasından işlemeye başlar. Normal bir yaşam süren Truman’ın aslında kapitalizmin ve şov dünyasının bir parçası olduğunu fark etmesinden öncesini ele alır. Çevresindeki karakterler tamamen sıradan, Amerikan rüyasını yaşayan insanlardan oluşur. Truman dışında herkes onlara verilen diyaloglar ile hayatını idame ettirir, robotlar gibi yaşam sürdürürler. Kim bilir, belki de Truman’ın dünyasında yaşayan mutlu insanlar gerçek dünyada oldukça sıkıntı ve badireler içinde yaşayan hatta belki de mutlu bile olmayan kimselerdir. Film, yeri geldiğinde Truman’ın, yeri geldiğinde ise kapitalizmin ve seyircilerin gözünden anlatılır. Filmde yer yer bir kadrajın içinde gelişir olaylar. Yani seyirciye sürekli üçüncü değil dördüncü bir göz olduğunu anlatır. Film boyunca, Truman bazı şeyleri far...

Tarihsel Eleştiriye Göre The Pianist Filmi

Her ne kadar sinema severler için tartışmalı bir isim olsa da Roman Polanski, 2002 yılında realizmi tam manasıyla izleyicinin kanına karıştığı bir eser ortaya koydu. İkinci Dünya Savaşı temasını askerlerin gözünden, savaş meydanlarından ziyade bizzat halkın gözünden, sıradan ve sefalet içinde yaşayan insanların gözünden deneyimlediğimiz nadir eserlerdendir. Başta Adrien Brody olmak üzere gerçekten üstün oyunculuklara şahitlik ettiğimiz anlar hali hazırda izleyicinin seyir zevkini gerçekten arttırıyor diyebiliriz. Kadro, çekimler, kullanılan renkler ve özellikle müzikler Pianist’i Pianist yapan en önemli unsurlardır. Senaryo, gerçek hayattan yaşanılmış bir hikayeyi anlattığından olay örgüsünün daha detaylı olması, karakterler arasındaki ilişkiler ve dayanağı olan sağlam diyaloglar daha gerçekçi hissettirmesini ve karakterler ile bağ kurmamızı sağlamıştır.   -         Tarihsel Dönem Eserde Nasıl Anlatılmıştır? Belirli Bir Tarihsel Döneme Ait Bir...

Biçimcilik Anlayışına Göre Yüzüklerin Efendisi

Orta Dünya külliyatı ya da daha özele inecek olursak Yüzüklerin Efendisi serisi için, İngiliz Edebiyatı hatta genel edebiyat sınırlarının içerisindeki “detay” unsurunun  temsilcisidir diyebiliriz. Gerek barındırdığı karakterlerin derinliğiyle, gerek yaratılan uçsuz bucaksız topraklarla (Arka planda işleyen ilahi olaylar/mekanlar da buna dahil edilebilir.) gerek “asıl” olaylardan binlerce yıl önce yaşanmış, tarih kitaplarında yer alsa yadırgamayacağımız detaylı bir mitolojik evren gibi unsurlar bu dediğimi destekler nitelikte. Birinci Dünya Savaşı’nda yer almış bir yazarın evine döndüğünde yaptığı ilk işin “Hobbit” adında bir kitap yazmaya başlaması olması oldukça ilginç bir durum. İşin diğer bir ilginç tarafı ise J.R.R. Tolkien’in savaşa dair hiçbir unsuru, anıyı kitapta barındırmaması veya gönderme bile yapmamasıdır. Günümüzde hepsi olmamakla birlikte birçok izlediğimiz, okuduğumuz, oynadığımız fantastik evrenlerin dayanağı olan “Dungeons and Dragons” külliyatının var olma sebeb...

Zincirleri Kırma Sanatı

Türk toplumunun ezelden beridir Dünya üzerinde çok yanlış tasvir edildiğine inanan bir vatandaş olarak gittikçe zıvanadan çıkmış olduğumuza kanaat getirmekteyim. Cesaretin, vatanseverliğin, milliyetçiliğin, kültür ve medeniyetin simgesi olan toplumumuzun zaman geçtikçe nasıl yozlaştığına şahit olmak gerçekten milli duygularımızı öldürüyor. Politik olarak bakarsak bu meseleye, parçalanmaya 1950'li yıllarda başladığımızı söyleyebilirim. Müthiş bir siyasi zekaya ve bir o kadar da askeri zekaya sahip olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bırakmak istediği Türk kültüründen ne kadar uzak olduğumuzu o yıllardan bugüne yaşanan olaylar çerçevesinde baktığımız zaman çok iyi anlayacağınıza inanıyorum.  Yaşanan ekonomik krizler, devlet makamlarının kişilerin çıkarlarına uyacak şekilde KULLANILMASI ve meydana çıkıp "Devlet sizin babanızdır!" görüşünü halka sürekli empoze edip kendilerini dokunulmaz bir mevkiye ulaştırmalarıyla başlayan bir süreç oldu bu. Daha sonrasında "Devlet...

Metronun Küçük Umutları

İnsanlığın geldiği son noktaya baktığınızda ne görüyorsunuz? Eğer iyimser bir tanım bekliyorsanız, size kötü bir haberim var. Çünkü kaleme aldığım bu yazıda beklediğiniz sözde "motive edici" konuşmalardan birisini yapmayacağım. Kafamın oldukça dumanlı olduğu ve hayattan hiç keyif almadığım bir dönemde karalamaya başladığımı da baştan belirtmek isterim. Zaten çoğumuzun da özellikle son zamanlarda benim gibi olduğunu düşünüyorum. Biraz realist yaklaşalım. Son iki yıldır yaşantımız, alışkanlıklarımız, tarzımız bile köklü değişikliklere uğradı. Bu değişim kimine göre iyi, kimine göre oldukça olumsuz şekilde oldu. Hatta şu meşhur ve kalıplaşmış sözü sürekli işittiğinizi biliyorum; "Zenginler zenginleşti, fakirler fakirleşti." Olan yine mazluma, çalışana, emekçiye oldu diyebiliriz. Gerisini benden iyi bildiğinizi varsayarak devam ediyorum. Ben ise özel yaşantının sert kabuğundan sıyrılıp biraz daha kritik, biraz daha genele hitap eden olayları ele almak istiyorum.  Konuyu...